Migren tanısı kesinleştirildikten sonra tedavi aşamasına geçiyoruz. Migren için etkinliği kanıtlanmış pek çok tedavi seçeneği mevcuttur.
Tedavide amaç hastalığı söküp atmak, yok etmek değildir. Bu ne yazık ki mümkün değildir. Ama şu olabilir. Migren kendiliğinden yıllar içerisinde kaybolabilir. Hatta bir çalışmada hastaların %60’da 10 yılın sonunda hastalar tekrar değerlendirildiğinde başağrısız olduklarını ifade etmişlerdir.
Migrenin tedavisi vardır. Tedavideki amaç atak sıklığını, şiddetini azaltmak, kişinin yaşadığı acıyı hafifletmek, hatta %80-90 oranında atakların sıklığını ve şiddetini azaltmak çoğu hastada mümkündür. Böylece amaç yaşam kalitesini artırmaktır.
Migren atakları bir ayda 2-3 günden daha sık ise, koruyucu ilaç tedavisi başlamayı tercih ediyoruz. Koruyucu tedaviler ağrı kesicilerden farklı olarak, migren ataklarının gelmesini önleyici tedavilerdir. Yani başağrısı atak sıklığını ve şiddetini azaltmak için verdiğimiz tedavilerdir. Migren zaten kendisi başağrısı atakları ile hastanın yaşamını kısıtlayan bir durumdur, birde biz atak gelmesin diye hastanın yaşamını kısıtlamak istemiyoruz. Aksine ağrıları iyileştirerek özgür ağrısız günlerin sayısını artırmak amacındayız. Migrenin özel bir diyeti yok ve hasta eğer atağı tetiklediğini fark ettiği bir yiyecek, içecek varsa kaçınabilir. Ama aç kalmaması, düzenli beslenmesi, düzenli uyku ve bol sıvı tüketmesi genel sağlık içinde yararlı olacaktır.
Gece uykusunun düzenli olması tedavide ciddi bir yarar sağlayacaktır. Bu konuda hekim ile birlikte çalışılmasında büyük yarar görüyorum.
Fiziksel aktivitenin çok yararlı olduğunu biliyoruz. Başağrısı sıklığının azaltılmasında açık havada yapılacak düzenli aerobik egzersiz özellikle çok etkili bir tedavi yöntemidir. Obezite veya kilo alımı migren başağrısı atak sıklığının artmasına sebep olan bir diğer faktördür.
Migrenin ilaç tedavisinde çeşitli ilaçlar, injeksiyonlar, atak tedavisi ve koruyucu tedavi olarak çeşitli yöntemler kullanıyoruz.
Eğer bir ayın yarısından fazlası başağrısı ile geçiyorsa, yani ağrılı gün sayısı bir ayda 15 günden, bir başka deyiş ile bir haftada 3-4 günden fazlaysa kronik migrenden bahsediyoruz.
Uygun hastalarda, ağızdan alınan ilaçlar, yani oral haplar ile çok iyi sonuçlar alıyoruz. Bazı hastalarımız haklı olarak yan etkileri nedeni ile ilaç kullanmak istemiyor ya da düzenli ilaç kullanamıyorlar. Bazen de ilaçlar ile yeterli yanıt alamıyoruz. İlaç tedavisi aslında migrende her halukarda tedavinin bel kemiğidir. Etkisi hiç te küçümsenemeyecek pek çok ilaç mevcut. Hastaya özel bir tedavi planı, hasta ile tartışılarak, yan etkiler ve beklenen yarar anlatılıp tedavi kararı birlikte verilmelidir.
Migren tedavisinde oral ilaç seçenekleri kullanamadığımız durumlarda veya etkisiz olduklarında çeşitli girişimsel yöntemler – injeksiyonlara geçmek gerekiyor.
Sinir blokajlarını bazen kullanıyoruz.
İnjeksiyon tedavileri içerisinde etkisi kanıtlanmış bir tedavi botulinum toksini (BOTOX) injeksiyonları ve baş arka kısmından yapılan yaptığımız sinir blokajı tedavileridir.
Kronik migren’de doğru seçilmiş hastalarda botox tedavisi oldukça etkilidir.
Tüm gelişmiş ülkelerde standart dozlarda, kullanım için etkinliği kanıtlanmış ve onaylanmıştır. Botox, uygun ilaç ile belirli dozlarda kullanılmalıdır.
Baş ve boyunda toplam en az 31 nokta enjeksiyonu ile yüksek dozda uygulamalar sonuç vermektedir.
Burada hem tanı, hem tedavide tecrübeli bir nöroloji uzmanının uygulaması gerçek sonuçlar alınmasında oldukça önemlidir. 3 veya 6 ayda bir enjeksiyonlar tekrarlanabilir.
Estetik amaçlı kullanılan dozlarda, yani düşük doz uygulamalar ne yazık ki tedavide etkisizliğin en sık sebebi olarak karşımıza çıkmaktadır.
Migren aşısı olarak ülkemizde tanıtımı yapılan ilaçlar CGRP olarak adlandırılan bir kimyasal maddenin laboratuvar ortamında geliştirilmiş antikorlarıdır. CGRP isimli, beyinde yaygın olarak bulunan kimyasal aracı migren atağında artmaktadır. Bu ilaçlar migren atağının kimyasal olarak mekanizması üzerine etkili olan ilk ilaçlar olmaları nedeni ile önemlidirler. Ve tüm dünyada aylık veya 3 aylık cilt altı enjeksiyonlar olarak kullanım onayı almışlardır. Ancak bu ilaçlar aşı değildir. Aşı kelimesi geçince aklımıza migren ataklarını tamamen ortadan kaldıran bir tedavi geliyor. Ama bu gerçeği yansıtmıyor. CGRP monoklonal antikoru olan ilaçlar aşı değildir. Diğer ilaçlar ve injeksiyonlar gibi kullanıldıkları süre içerisinde atak sıklığını ve şiddetini azaltmaktadırlar.
Migrenin ayrıca cerrahi bir tedavisi veya ameliyatı yoktur. Ülkemizde bazı Beyin Cerrahları ve Plastik Cerrahi uzmanları tarafından yapılan ameliyatlar hiçbir şekilde etkili ve güvenli tedaviler değildir. Bu ameliyatlardan özellikle kaçınılmalıdır. Hiçbir gelişmiş ülkede onaylanmış bir tedavi seçeneği değildir. Ülkemizde kullanılmaları büyük bir talihsizliktir.
© Copyright – All right reserved.