Migren ve Botoks

Migren belirli özellikleri barındıran, tekrarlayan baş ağrısı atakları ile karakterize en sık rastlanan nörolojik hastalıklardan biridir. Migren psikolojik rahatsızlıkların, nörozun bir dışa vurumu değildir. Kısmen genetik sebeplerle açıklanabilen biyolojik bir rahatsızlıktır.  Migren hastalarına yapılan haksızlıklardan önemli bir tanesi sorunun psikolojik veya görev ve sorumluluklardan kaçma biçimi olduğu düşünülerek küçümsenmesidir. Migren özellikle sık ataklar ile tekrarladığında yaşayana oldukça fazla acı veren, yaşam kalitesini düşüren biyolojik bir hastalıktır. Migrenin pek çok şekilde tedavisi de mümkündür. Migrenin biyolojik kökenleri moleküler düzeyde anlaşılmaya başladığından beri migrene özel tedaviler geliştirilebilmiştir. 

Zonklayıcı, bazen yarım olabilen, 4 saatten uzun süren, bulantı, kusma, ışık ses hassasiyeti gibi semptomlar kümesinden bazılarını içeren ağrı tipi gösterilebilir başka bir baş ağrısı sebebi yoksa migren tipi baş ağrısıdır. Migren tipi baş ağrıları bir ayın yarısından çoğunda varsa, yani baş ağrısı ayda 15 gün ve daha sık olduğunda kronik migrenden bahsediyoruz. Buradaki önemli nokta sık baş ağrısı yaşanmasıdır. Haftada 3-4 günden fazla baş ağrısı yaşayan hastalarda tedavide Botoks düşünülebilir. 

Kronik migren tedavisinde en önemli nokta detaylı bir anamnez ile baş ağrısı öyküsünün alınmasıdır. Sonra bireyselleştirilmiş bir tedavi ve bir süreç ön görülerek iyileşme hastaların çoğunda mümkündür. Kronik migrenin migren hastalarından 10’da birini kapsadığı tahmin edilmektedir. Botoks tedavisi sadece kronik migren hastalarında etkili bir tedavi yöntemidir.

Botoks bir bakteri tarafından üretilen ve kas güçsüzlüğü yapan bir toksindir. Bu toksin kas sinir kavşağında geri dönüşümsüz olarak blokaj yapmaktadır. İyileşme toksinin etkisinin geçmesi ile 3-6 ay içerisinde yavaş yavaş gelişmektedir. 

Botoks yani botulinum toksini ilaç haline getirildiği günden beri tıpta pek çok alanda kullanım yeri bulmuştur. Şaşılık, yüzde boyunda istemsiz kasılmalar ile giden distoni denilen hastalıklar, felçte kas sertliği, yüz bölgesindeki alın ve kaz ayağı kırışıklıkları bunlar arasında sayılabilir. Migren tedavisinde Botoks’un etkinliği daha sonra ortaya koyulmuştur. 

Kronik migren tedavisinde etkili olduğu plasebo kontrollü çalışmalarda gösterilmiştir. Net bir yarar sağlamaktadır. Bu çalışmaların sonuçları ile birlikte Botoks tedavisi kronik migrende hangi bölgelere hangi dozda yapılacağı da netleşmiştir. Halen Amerika ve Avrupa’da onaylanmış etkili bir tedavidir. 

Kronik migren tedavisinde Botoks doktorunuz tarafından uygun şekilde sulandırıldıktan sonra bölgesel bir temizliği takiben toplam en az 31 noktaya, her nokta 5 ünite olmak üzere alın, şakalar, baş arkası, ense, boyun ve omuz bölgenize uygulanacaktır. Gerekirse ve diş sıkma varsa çene bölgesine de ek doz uygulama yapılmaktadır. İşlem sırasında oldukça küçük iğneler kullanılmaktadır. Bir miktar ağrı duyacaksınız. İşlem sonrası morluk, kızarıklık, şişlik olabilir. Bir hafta kadar süren boyun ağrısı olabilir. Çok nadiren göz kapağında düşme gelişebilmektedir. Yan etkilerin tamamı geçicidir ve sistemik bir yan etki beklenmemektedir. 

İşlemin etkisi bir hafta sonra başlar. Hasta ilacın etkisini alın ve kaç arası çizgilerinde azalma kaşlarda kalkma ile fark edebilir. Baş ağrısı için olan etkisi ile genelde daha geç birkaç haftada başlamakta ve 3-6 ay devam etmektedir. Standart uygulama 3 ayda bir 4 enjeksiyon ile bir yıllık tedavinin tamamlanmasıdır. 

Migren Botoks’u yaptırdım neden halen başım ağrıyor?

Migren’de uygulanan Botoks tedavisi ile ağrılar tamamen ortadan kalkmayacaktır. Tedavideki amacımız atak sıklığı ve şiddetini azaltmak, böylece yaşam kalitenizi artırmaktır. Migren kendiliğinden kaybolabilir. Atak sıklığı çoğu zaman azalmaktadır. Ömür boyu sık atak yaşayan hasta sayısı çok azdır. Botoks tedavisi sonrası atak sıklığınızda %60 civarı bir azalma bekliyoruz. Bu sırada doktorunuzun diğer önerilerine uymanız tedavinin başarı şansını artıracaktır. 

 

Doç. Dr. Osman Özgür Yalın

© Copyright – All right reserved.