Beyin ve omurilik dışındaki nöronların belirli bir amaçla bir araya gelerek oluşturduğu sinirlere: periferik sinirler denilir. Periferik sinirler duyusal iletileri beyne ve beyinden gelen komutları kaslara ileten elektrik kablolarına benzerler. Elimize iğne battığında ağrı, acı duymamızı sağlayan duyusal iletileri taşıyan duyu lifleridir. Periferik sinirlerin yaygın tutulumu ile giden hastalıkların tümüne polinöropati denilmektedir. Eğer bir sinir etkilenmişse mononöropati, birden çok sinir ve bölge etkilenmişse polinöropati yani çoklu sinir hasarı anlamına gelmektedir.
Polinöropatinin pek çok sebebi olabilir. En sık polinöropati sebebi olan hastalık diyabetes mellitustur. Tüm şeker hastalarının yarısından çoğunda diyabetik nöropati bulunur. Diyabet dışında sistemik hastalıkların çoğu polinöropati yapabilir. Vitamin eksiklikleri, alkol, böbrek fonksiyon bozuklukları, kanserler, kemoterapi ilaçları gibi çok sayıda sebep ile polinöropati gelişebilir. Ayrıca genetik geçişli polinöropati çeşitlerine sık olarak rastlanmaktadır.
Polinöropatinin hızlı gelişen, birkaç hafta içerisinde ilerleyen ve özellikle motor tutulum ile kas güçsüzlüğü ve yürüme bozukluğu yapan formu (Guillain Barre Sendromu) hayatı tehdit eden iltihabi bir hastalıktır. Guillain Barre sendromunda çeşitli tedaviler ile iyileşme şansı yüksektir.
Polinöropati sebebi ve nöron hasarının derecesi elektronörografi (ENG) incelemesi ile gösterilir. ENG incelemesinde kas üzerine yerleştiren elektrodlar ile sinir üzerinden verilen elektriksel aktivite sonucu oluşan aksiyon potansiyeli kaydedilir. Sinir ileti hızında yavaşlama, aksiyon potansiyelinde küçülme gibi çok değerli bilgiler elde edilir. Sebebin araştırılması için detaylı kan tetkikleri ve gerekli durumlarda Beyin Omurilik sıvısı (BOS) analizi veya kas sinir biyopsisi gerekebilir.
Polinöropati hastalarında ortaya çıkan belirtiler tutulan periferik sinirler ve sinir lifi çeşitlerine bağlıdır. Motor liflerin etkilenmesi ile kas güçsüzlüğü, yürüme bozukluğu, elleri kullanamama gibi belirtiler ortaya çıkar. Duysal liflerin etkilenmesi ile ayaklarda uyuşma ve yanma, his kaybı gibi belirtiler izlenir. Özellikle ekstremitelerin uçlarında ortaya çıkan ağrılı uyuşmalar bulunur.
Ağrı sinir hasarına bağlı olarak ortaya çıkıyorsa bu nöropatik ağrı olarak adlandırılır. Nöropatik ağrı özellikle yanıcı, batıcı olarak tarif edilir. Geceleri ve istirahatte daha belirgin hale gelir. Uykuya dalmayı ve sürdürmeyi bozar. Oldukça şiddetli boyutlara ulaşabilir. Nöropatik ağrı pek çok sebeple ortaya çıkabilir. Karpal tünel sendromu gibi el bileği sinir sıkışması ile giden hastalıklarda, zona sonrası cilt bölgesinde duyulan yanıcı ağrılar, bel fıtığının bacağa, boyun fıtığının omuz ve kola yayılan sinir boyunca yayılan ağrısı nöropatik ağrı çeşitleridir.
Nöropatik ağrı normal ağrı kesici ilaçlara yanıt vermez. Nöronal ateşlenmeyi azaltan bazı nöropatik ağrı ilaçları ile tedavi edilebilir. Ağrı tedavisinden önce sebebin ortaya konması önemlidir. Nöropatik ağrı tedavisinde kullanılan ilaçların bazıları bağımlılık potansiyeli taşımaktadır ve dikkatle, hekim kontrolünde kullanılmalıdır. İlaç yan etkileri hakkında bilgi verilmelidir ve doz kademeli olarak artırılmalıdır. Kademeli doz artışı İle hastaların çoğu ilacı tolere edebilir.
Her ilaç her hasta için uygun olmayabilir. Ancak uygun ilaç ve tedavi ile tedaviden fayda görme oranları yüksektir.
Doç. Dr. Osman Özgür Yalın
© Copyright – All right reserved.