Psödotümör Serebri (Kafa içi basınç artışı sendromu)

Beyinde gösterilebilir bir sebep olmaksızın (beyin tümörü gibi) kafa içi basıncın artışı ile karakterize bir sendromdur. Tanı öncesi kafa içi basıncı artıran beyin tümörü, damar tıkanılığı, ilaç kullanımı gibi bir faktörün olmadığı gösterilmelidir. Genel toplumda 100 binde bir iki kişiyi etkileyecek sıklıkta görülmektedir. 30-50 yaş arası kadınlarda 3 kat daha sıktır. Obezite ile çok yakın ilişkilidir ve vakaların çoğunun fazla kilosu vardır. Beyin omurilik sıvısı (BOS) beyin içerisinde ve dış yüzeyinde beyin zarları arasında serbestçe dolaşmakta ve kafa içi basınç seviyesini düzenlemektedir. BOS salgılanması miktarında artış veya emiliminde azalma mekanizmaları ile bir şekilde artan BOS basıncı beyin ve özellikle görme sinirlerine baskı yaparak çeşitli belirtilerin ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. 

Pseudotümör serebri belirtileri:

Kronik günlük baş ağrısı, özellikle öküsürük ve ıkınma ile artan baş ağrısı

Eğilip kalkmakla ortaya çıkan pozisyon ilişkili baş ağrısı 

Ani, geçici görme kayıpları, pozisyon değişimi ile ortaya çıkan görme kayıpları

Çift görme, bulanık görme, zonklayıcı kulak çınlaması 

Nörolojik muayenede göz dibi muayenesinde papil ödemi (göz siniri iltihabı)   

Pseudotümör serebri’nin en sık belirtisi baş ağrısıdır. Genellikle birkaç aydır artan, uykudan uyandırabilen, çoğu zaman uzun süreli baş ağrısı bulunur. Ama ağrının tipik özellikleri yoktur. Ağrıyı özellikleri ile migren veya gerilim tipi baş ağrısından ayırmak çok mümkün değildir. Bazen çift görme, geçici görme kayıpları olursa tanıya yardımcı olur. 

Ama tanı için en değerli belirtiler göz muayenesinden gelir. Göz dibi muayenesinde göz sinirinde sıvı toplanması (papil ödemi) basınç artışının en önemli belirtisidir. Görme alanı muayenesinde görme kaybı olguların belirtilerine eşlik edebilir. 

MR incelemesinde tümör olmadığı gösterilir. Kafa içi basınç artışını düşündürür belirtiler de MR incelemesinde gözlenebilir. MR Venografi incelemesinde beyin toplardamarlarında tıkanıklık olup olmadığı gösterilmelidir. Eğer toplardamar tıkanıklığı mevcutsa tanı ve tedavi değişir. Özellikle doğum sonrası gelişen vakalarda sık olarak toplardamar tıkanıklıklarına rastlanmaktadır. 

BOS basıncı Lomber ponksiyon ile ölçülür. Hasta düz yan yatar pozisyonda iken bel omurlarının arasında uygun bir iğne ile beyin omurilik sıvısına ulaşılır. Basınç ölçümü ve alınan örneklerde başka bir hastalık olmadığı gösterilmelidir. Tanı BOS basıncının yüksek olması ile konur. İşlem bir miktar ağrılıdır. Ama felç riski işlem doğru şekilde yapıldığında yoktur. Kanama, ağrı, enfeksiyon gibi genel enjeksiyon riskleri dışında genel olarak güvenli bir işlemdir. Tanı için yapılması zorunludur. 

Tedavide ilk basamak düşük kalorili diyettir. Obezite bulunanların tümüne diyet önerilmelidir. Kilo kaybı ile durum tama yakın düzelebilir. Ciddi obezite bulunan bireyler obezite cerrahisi açısından değerlendirilmelidir. Fazla kilonun verilmesi hastalığın kalıcı şekilde ortadan kaldırılması için en önemli yöntemdir. Geçici görme kayıpları, çınlama ve başağrısı çoğu vakada zayıflama ile kaybolur. 

İlaç tedavisi ayrıca mutlaka başlanmalıdır. İlaç tedavisi diyet ile kilo verme süresi beklenmeden başlanmalıdır. Basınç düşmesinde hemen etki eden ilaçlar görme kaybının önlenmesi için değerlidir. Çeşitli ilaçları uygun hastalarda kullanıyoruz. İlaçlar ile kontrol edilemeyen belirtiler ve ilerleyici görme kaybı varlığında cerrahi yöntemler vakit kaybetmeden düşünülmelidir. Basınç artışı sendromu ciddi bir rahatsızlıktır ve önlenebilir görme kaybının önemli sebeplerinden biridir. Göz uzmanları ve Nöroloji uzmanları ile birlikte hastanın takibi gereklidir. Uygun vakalarda cerrahi görme kaybı ilerlemeden yapılmalıdır. 

 

Doç. Dr. Osman Özgür Yalın 



 

© Copyright – All right reserved.