Elektroensefealografi (EEG) nöroloji pratiğinde sık kullanılan önemli tetkiklerden biridir. Kafatasında saçlı deri üzerine yerleştirilen elektrodlar ile beyin dokusu tarağından üretilen elektiksel aktivitesinin kaydedilmesi ve incelenmesidir. Beynin yüzeyel tabakası olan korteks üzerindeki süreğen elektriksel aktivite kaydedilmektedir. Voltun milyonda biri kadar küçük elektriksel potansiyeller kaydedilir, ampifiliye edilir ve 8 ya da 16 kanallı bir cihaza elektronik ortamda kaydedilir.
Yüzeysel elektrodlar saçlı deri üzerine pasta olarak adlandırılan macun kıvamında bir madde ile yapıştırılır. Yapışkan madde beyaz veya krem renktedir ve saçta yıkanınca çıkan bir leke bırakır. Çekim en az 30 dakika sürer. Bazı hastalarda uzun çekim veya uyku- uyanıklık beyin aktivitesini içerecek şekilde gece boyu çekim yapılabilir. Çekim süresince hastaya radyasyon veya elektrik uyarısı verilmez. Sadece beynin mevcut elektrik aktivitesi kaydedilir.
EEG çekiminin vücuda zararı var mıdır?
Hayır hiçbir zararı yoktur. Radyasyon içermez. Çekim gebelik, çocuk emzirme, kronik hastalık gibi çeşitli durumlarda da yapılabilir. Herhangi bir ağrı, sızı, acı hissedilmez. Girişimsel bir yöntem değildir. İğne yapılmayacak, kan alınmayacaktır.
EEG çekiminde doktor ne görür?
Oldukça eski bir nörolojik tanı aracıdır. EEG incelemesinde beyin elektriksel aktivitesi gözlenir. Beynimizin uyku ve uyanıklıkta sürekli ritmik elektriksel aktivitesi vardır. Uyanıklık seviyemize göre değişen farklı ritimler fizyolojik olarak, sağlıklı bireylerde kaydedilir.
Normal bir yetişkinin uyanıklık aktivitesi alfa ritmidir. Gözler kapanınca ortaya çıkar, Rahat sakin bir şekilde gözlerimizi kapatırsak dalgalar özellikle beynin arka kesiminde belirginleşir. Alfa ritmi 8-12 Hz (devir/saniye) hızındadır. Gözler açıkken kaybolur. Kırpıştırılınca hareket edince dalga ritmi bozulur. Bazı ilaçlar ile alfa ritmi baskılanabilir. Temel uyanıklık aktivitesi dışında beyin ön kesimlerinde belirgin beta ritmi ve hastalıklarda ve uykuda izlenen daha yavaş teta ve delta aktiviteleri gözlenebilir. EEG’nin pek çok kullanım amacı olsa da, tanıda en çok yardımcı olduğu hastalık epilepsi hastalığıdır.
EEG incelemem bozuk şimdi ne olacak? Epilepsi hastası mıyım?
Epilepsi hastalığı veya diğer pek çok nörolojik hastalığın tanısında MR, EEG, EMG gibi incelemeler tek başına tanı koydurucu değildir. EEG’de hafif bozukluklar normal sağlıklı yetişkinlerin %10’dan fazlasında izlenebileceği gibi, epilepsi tanısı olan pek çok hastanın da EEG kayıtları nöbet dışı zamanlarda normal çıkabilir.
Yani EEG incelemesi hekiminizin muayene ve anamnez bulguları ile bir araya geldiğinde, kendi tecrübesi ile yaptığı değerlendirme ile bir anlam kazanmaktadır. Bazı epilepsi çeşitlerinde tipik EEG bulguları tanı koydurucu olabilir. Ama bu durumlar nadirdir.
EEG incelemesine gelirken nelere dikkat etmeliyim?
EEG incelemesi saçlar temiz, yeni yıkanmış ve kurutulmuş ise mümkün olmaktadır. Kirli saçlar çekim kalitesini bozarak EEG’nin tekrarlanmasını gerektirebilir. Gece uykusuzluk EEG’si çok nadiren hekim tarafından istenebilir. Aksi halde, normal gece uykusu sonrasında geldiğinizde çekilebilir. Açlık EEG dalgalarında bazı düzensizlikler yapabileceği için tok karnına gelmeniz önerilir. Çekim sırasında ve sonrasında peçete, ıslak mendil, alkol gibi maddeler çekim teknisyenleri tarafından sağlanacaktır.
Epilepsi hastasıysanız ve ilaç kullanıyorsanız ilaçlarınızı kesmeden normal düzeninizde içmeye devam etmeniz gereklidir.
Doç. Dr. Osman Özgür Yalın
© Copyright – All right reserved.