Gilles de la Tourette Sendromu

Tourette sendromu nedir?

Tourette sendromu (TS) olarak kısaltılan sendrom zamanla özellik değiştiren hareket ve ses tiklerinden oluşur. Tikler basit istemsiz sıçramalardan, daha karmaşık hareketlere kadar değişir. Sık olarak tik öncesinde hoş olmayan bir duygu eşlik eder. Tikler bir süre için baskılanabilse de hastanın baskıyı kesmesi ile bir tik patlaması meydana gelir. Tikler genelde yüz ve boyunda başlar. Göz kırpma, yüz buruşturma, baş sallama şeklindedir. Omuzlara kol bacaklara yayılabilir. Tiklere burun çekiştirme, boğaz temizleme, hayvan sesleri çıkarma, argo kelimeler, küfretme gibi sesler eklenebilir. Sesleri (ekolali) veya hareketleri (ekopraksi) tekrarlama bazen görülür.

Tik bozuklukları sık mıdır?

Genel toplumda 10 binde 1 ile 10 kişiyi etkiler. TS’nin sebepleri bilinmemektedir. Genetik geçiş ile ilgili kanıtlar bulunmaktadır. TS hastalarının değerlendirilmesinde tiklerin kişinin duygusal, sosyal, okul ve mesleki işlevselliğine çoğu zaman ciddi etkileri olmaktadır. Genç yaşlarda başlar ve semptomlar zaman içerisinde azalıp artsa da 1 yıldan uzun süre ile devam eder. Birçok hastada obsesif kompulsif bozukluk, dürtü kontrol bozukluğu, dikkat eksikliği gibi bir psikiyatrik rahatsızlık tiklere eşlik eder.

İlaç tedavisi belirtilerin kontrol edilmesinde yararlıdır. Çeşitli ilaçlar tedavide kullanılabilir. Nöroloji, psikiyatri ve psikoloji bölümlerini içeren birden çok branştan oluşan destekleyici yaklaşımlar gereklidir. Kullanılacak ilaçların bazı yan etkileri olabilir. Hafif belirtileri olan ve sosyal etkilenmesi olmayan bireylere ilaç tedavisi başlanmayabilir. İlaçlar ile kullanıldıkları süre içerisinde belirti kontrolü sağlanır. Ailenin ve öğretmenlerin TS ve psikiyatrik eşlik eden tablolar açısından eğitilmesi önemlidir.  

Çocuk yaşta özellikle tiklerin istemli yapıldığı suçlaması çocuklara yöneltilmemelidir. Tikler istemsiz hareketlerdir. ‘Yapma, dur’ şeklinde sürekli uyarı ile miktarı azalmaz ama artabilir. Bu çocuklar ciddi damgalanma riski altındadırlar. Ailelerin çocuklarını suçlayıcı veya tikler nedeni ile cezalandırıcı tavır takınmamaları gerekir. Aksine toplum tarafından dalga geçilmesi, aşağılanması, ayırt edilip yok sayılmalarının önüne geçilmesi için çocuklarına destek olmaları gerekir. Ailenin olumlu desteği çok hayatidir. Nihayet bu durum beyin kaynaklı istemsiz bir harekettir. Kişinin şeker hastalığı ceza ile çözülemiyorsa bu hastalıkta cezalandırmak ile çözülemez.  

Aileler çocuklarının veya gençlerin yanında olmalıdır. Genç veya çocuk haklı olarak bunu kabullenmekte zorlanacak ve utanacaktır ama ailenin çocuğundan utanmadan, olduğu gibi kabul ederek, sosyalleşmesi ve toplumda etkin bir rol kazanmasında yardımcı olması, her çocuk için olduğu gibi Tik bozukluğu olan bireylerinde en önemli ihtiyacıdır. 

Hekim gerek öneriler, gerekse ilaç tedavisi ile hastalığın kontrol altına alınmasında aile ve hasta ile işbirliği içerisinde çalışacaktır. 

 

Doç. Dr. Osman Özgür Yalın

© Copyright – All right reserved.